Rüya değil gerçek!

Şu iki maç gibisini kalan ömrümde zor yaşarım galiba. Hatırası olsun diye ekledim.

1) 2008 Avrupa Şampiyonası Çeyrek Final Maçında Hırvatistan`la karşılaşan A Milli Futbol Takımımızın zaferi (21.06.2008).

Türkiye-Hırvatistan kadrosu

2) 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası yarıfinal maçı (11.09.2010).

Akşam oynanan Türkiye-Sırbistan Dünya Basketbol Şampiyonası’nda heyecan fırtınası şeklinde geçen maçta Türkiye Sırbistan’ı son saniyede Kerem Tunçeri’nin basketiyle yenerek finale yükseldi. Semih Erden’in son saniyedeki bloğu galibiyeti Milli Takım’a getirdi. 12 Dev Adam’ın şampiyonluk yolundaki rakibi ABD oldu. Kalbi olanlar izleyememişlerdir son saniyelerini maçın.

O maçı unutmak ne mümkündü!

“2008 Avrupa Şampiyonası Çeyrek Final Maçında Hırvatistan`la karşılaşan A Milli Takımımız, normal süresi 0-0 biten karşılaşmanın 119.dakikasında Klasnic`in golüyle 1-0 geriye düştü. Teslim olmayan millilerimiz Semih`le 120.dakikada eşitliği sağladı. Bir dakika önce erken tur atan Hırvatlar adeta yıkılırken bu kez sevinme sırası bize geldi. Maç bu skorla sona erdi ve penaltı atışlarına geçildi. Penaltı atışlarında Arda, Semih ve Hamit`in gollerine karşılık Hırvatlar sadece Srna ile karşılık verebildi. 4.atışı kurtaran Rüştü, yaptığı hatayı telafi ederken A Milli takımımız adını “YARI FİNAL”e yazdırdı.”

Müthiş basketbol maçından detaylar:

SIRBİSTAN-TÜRKİYE: 82-83
SALON: Sinan Erdem
HAKEMLER: Jose Annibal Carrion (PUR), Pablo Alberto Estevez (ARJ), Reynaldo Mercedes Sanchez (DOM)
SIRBİSTAN: Teodosiç (13), Tepiç (5), Rasiç (2), Bjelica (2), Markoviç (2), Savanoviç (15), Keselj (18), Krstiç (15), Peroviç (2), Velickoviç (8), Pauniç, Macvan
TÜRKİYE: Sinan (3), Ömer Onan (14), Ersan (6), Semih (9), Kerem Tunçeri (12), Kerem Gönlüm (6), Ender (12), Ömer Aşık (5), Hidayet (16), Cenk, Barış, Oğuz
1. Periyot: 20-17, Devre: 42-35, 3. Periyot: 63-60

BENER ONAR

İSTANBUL – Rüya gibi geçen Dünya Basketbol Şampiyanası’nda Türkiye yoluna devam ediyor. Deyimin tam anlamıyla öldük öldük dirildik ama Sırbistan’ı 83-82 yenerek finalde ABD’nin rakibi olduk.

İlk çeyrekte Milliler, üç sayılık atışlarda 5’te 1, Sırbistan ise 7’de 4’le oynarken ribauntlarda da Slav rakibimiz 9-6 üstünlük kurdu. Bizim adımıza Hido’nun 9 sayıyla oynaması farkın açılmasını biraz önledi. 2. Periyotta Sırplar, aslarını (Krstiç, Velickoviç ve Teodosiç) da bir ara dinlendirmesine rağmen ikinci şans sayılarıyla fark açıldı. Devler soyunma odasına yedi sayı geride biraz da başlar önde gitti. Şahan Gökbakar, Aliço ve Arda Turan’ın destekleri biraz moral oldu!

İkinci devre Semih Erden’in basket faulüyle başladı ama işler yolunda gitmiyordu. Oyun kurucularımızdan Ender kötü set tercihleri yapmasına rağmen periyot bitimine yakın bulduğu üçlüklerle skora etki yaptı ve final bölümüne Sırplar üç sayı önde girdi.
Açıkça söyleyeyim son periyotta sahaya bakmaktan not alamadım! Tek hatırladığım Kerem Tunçeri’nin son saniye turnikesi sonrası sandalye üstüne çıkan Bağış Erten’e sarıldığımdı! Aşağıdaki notlarla idare edin…

Sırp bayrağı krizi
ABD-Litvanya maçı öncesi basın tribününün hemen arkasında bulunan koltuklara gelen üç Sırp taraftar ortalığı karıştırdı. Önündeki demirlere Sırbistan bayrağı asmak istemelerine -gayet medeni bir istek- Türk taraftarlar tepki gösterdi. Belki biliyorsunuzdur salonda bir sürü sivil polis ve koruma var. Onlar ve özel güvenlik olaya dahil olunca ortam iyice gerildi. Sırplara pet şişeler atanlar oldu hatta bu pet şişelerden bazıları iki kadın yabancı basın mensubunun üstüne geldi. Sırpları oradan biraz yaka paça dışarı çıkardıklarını görünce haber refleksiyle yukarı çıktım. Onlar yürürken bir magandanın üstlerine tükürmesini de canlı gördüm. Neyse sivil polisler bayraklarda politik bir mesaj olduğunu sanmış. Adamlar ısrarla “Ya bu Sırbistan bayrağı. Bak karşı tribündekilere. Türk bayrağı üstüne de koymadık” (belli ki bu tarz provakatörler olmuş) dese de güvenlik adamları yerine oturtmalarını istemedi. Bir eyleme de girmediler. Baktım ABD maçının 40 saniyesi kalmış sigaracı ekip gelirse ortalık iyice karışacak, bir Sırp taraftara kendilerini diğer tribüne göndermelerini istemesini söyledim. “Benim yerim orası” diye cevap verince Türkçe meali “Hocam boşver bileti sen beni dinle” cümlemle ve bir bakışla durumu izah ettim. Beni dinledi, akıllı adammış!

Yerime dönerken İspanyol gazetecilerin laptoptan Barcelona-Hercules maçını izlediğini gördüm. Barça gol kaçırınca sevindiklerine göre başka bir takımı tutuyorlardı! Real Madridlilermiş…. Biraz sohbet ettik “Neden Türkiye’de herkes Barçalı” diye sordular.

David Blatt bizi destekledi
Gördüklerim arasında beni en çok sevindiren isim Rusya Koçu David Blatt’ti. Gerçekten çok şirin adam… Kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen kimseyi kırmadı. Favorisini sorduğumda çok içten bir şekilde “Türkiye” dedi. Neredeyse ‘high five’ (çak bir beşlik) yapacaktık! Bir gün Türkiye’ye dönecekmiş haberiniz olsun.

Alıntıdır:http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=1018412&Date=12.09.2010&CategoryID=84

~ tarafından Hayata Dair Notlar 11/09/2010.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: