İlahi Ceza, Papa, Bardakoğlu

Geçen haftaki yazımın sonunda bugüne işaretle, Papa 16. Benedictus’un küresel kriz hakkındaki değerlendirmesini ele almaya çalışacağımı belirterek sözümü tamamlamıştım. Hafta boyunca gündemden düşmedi Papa’nın açıklamaları.

 

Papa, kriz hakkında “bu ilâhi bir uyarıdır” dedikten sonra, İsa Peygamber’in; “İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerine kuran akıllı adama benzer” (Matta 8/24) sözünü hatırlattığı Piskoposlar Sinodu’nda, “hayatlarını sadece başarı, kariyer ve para gibi gözle görülür şeyler üzerine bina edenler, evlerini kum üzerine kurmuşlardır, oysa gerçekmiş gibi görünen bu tür şeyler fânidir” şeklinde sözler sarf etmişti.

 

Koyu Katoliklerden orta sınıfı temsil edenlerle, cebinde zaten parası olmayanlardan hala mahalle kiliselerine devam edenler, bundan anlaşılması gerekenleri ilgililerden de dinlemiş olmalılar ayinlerde.  

 

İsa Peygamber’in “Varlıklı kişilerin tanrı egemenliğine girmesi ne kadar güç, nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin tanrı egemenliğine girmesinden daha kolaydır” (Luka 18/24-25) sözünü de eklemeliydi Papa bana göre. Demek ki Tanrı egemenliğine girmemekte direnenlerden kaynaklanıyor küresel bütün krizler. Yeryüzünün kaynaklarını hunharca kullanan göbekli adamların kişisel harcamaları, Afrika’nın küçük bir ülkesini doyurmaya yeter demiş olsam abartmış mı olurum? Hiç sanmam.

 

 Piskoposları, insanlara Kitab-ı Mukaddes’e uyma çağrısı yapmaya davet ederek, “gerçeğin yegâne temeli, bizim gerçeklik anlayışımızı değiştirebilecek yegâne şey Tanrı’nın sözüdür. Gerçekçi olan, Tanrı sözünün gerçekliğini tanıyan kişidir” derken, elinizde olanı paylaşın, mallarını, gasp ettiğiniz ülkelerden çıkın da demeliydi Papa. İnciller’inde yüzlerce söz mevcut sözünü ettiğim hususlarla ilgili. Doğrusu, “yapmadığı şeyleri söyleyenler”in fiilleridir bunlar. Krizden morali bozulan Hıristiyanlar için söylenme zamanı gelmiş cümlelerdir yani. Ötesi değildir. Netice itibarıyla, küresel kriz dedikleri şey kapitalizmin sonunu getirecek değil. Yakın zamanlar ne gösterir bilinmez ama, mevcut problem batının zulmetme gücüne ivme kazandıracak olursa şaşmamak gerekir diye düşünmeden edemiyor insan.

 

Bundan birkaç gün sonra, Papa’nın halefi olarak gösterilen Avusturya Kilisesi Viyana Kardinali Christoph Schohborn de, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ile buluşmasında Papa’nın söylediklerini tekrarladı. Ona göre de, küresel kriz “Allah’ın bir cezası” idi. Hem Papa’nın hem de Kardinal’in ağızlarından dökülen sözler aynı. Çözüm için bütün dünyayı ilgilendiren bir öneri, bir yaptırım var mı? Yok. Olsa bile, bunu Evangelist Amerikan yönetimi takacak değil herhalde. Yahudi sermayesine yön veren din/para baronları, Papa öyle söyledi diye planlarından vazgeçecek değiller. Kardinal ile görüşmesinde, ilahi ceza fikrine katılmadığını söyleyen Bardakoğlu, “bunu ilahi bir ceza olarak görmek yerine insanoğlunun artan hırs ve ihtirası ile maddeyi ön plana çıkarması” olarak değerlendirmiş. Ülkemiz şartlarına bakıldığında isabet etmiş. Diyanet İşler Başkanı, olup bitenlere ilahi ceza deseydi kim bilir ne fırtınalar koparanlar olurdu.

 

Sonuç itibarıyla insan, herkese yetecek kadar yer olan şu yeryüzünde problem ürettiği ölçüde her türlü krizin muhatabı olacak. Ben şahsen, Kur’an kıssalarına bakarak raydan çıkmış toplumların helak numunelerine bir göz atılmasından yanayım.

 

~ tarafından Hayata Dair Notlar 10/11/2008.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: