Toplumun Cinneti, Cinnetin Toplumu

cinnet.jpg

Bayramla ilgili yazımızın mürekkebi kurumadı daha. Ne güzel duygular yaşadığımızdan dem vurmuştuk. Cehaletin türlü sosyal yetersizliklerle kurduğu şeytanî akrabalık hemen dümene geçiverdi. Seri cinayetlere yenileri ekleniyor aziz günler henüz geride kalmışken.

Pancar ekili tarla yolundan karşılıklı geçiş esnasında traktörler sürtündü diye amcaoğulları tartışıyor ve büyüyen hadiseye karışan iki aileden bir ölü üç yaralı çıkıyor. Biri mezara, diğeri cehenneme.

Mardin Kapı’da, sevgilisinin kız kardeşinin nişanlısının ihtarına sinirlenen ehl-i cahil, muhatabına kurşun yağdırıyor. Biri mezara, diğeri cehenneme.

Kurtalan yolunda seyreden trendeki yer kavgası sebebiyle iki ailenin tartışması sonucu, 14 yaşında bir çocuk muhatabını öldürüyor. Biri mezara, diğeri cehenneme.

Neden cehenneme? Çünkü katillerin ebedi yurdu orası.

Töre adı verilen cinayetlerin ardı arkası kesilmiyor.

Mezarlar –muhtemelen- masumları yutarken cehennem çukurları genişlemeye devam ediyor.

Toplumsal cinnetin kucağında, aynı kategoride görünmese de anormal çoklukta trafik kazaları da bulunuyor. Bayram dönüşünde yaşanan trafik kazalarında 105 kişi hayatını kaybediyor.

Afyon’da iki cami kundaklanıyor.

Ümraniye’de 14 yaşında bir çocuk parkta oturduğu sırada bacağından vuruluyor.

Okullarda yaramazlıklar yapılıyor.

Bunlar şu iki üç günün Türkiye’sinden izlenen olaylar.

Vaka-i âdiyeden kim bilir kaç kargaşa, şamata ve arbede yaşanıyor adliye koridorlarına yansımayan.

Bütün bunların sebeb-i illeti üç sacayağı üzerine oturuyor: Medya unsurları, cehalet ve ahlaki düşüş. Büyüyen işsizlik yahut ekonomik paylaşımın adaletsizliği vs. kabilinden sebepleri de ekleyebilirsiniz. Caydırıcılığın, ceza-i müeyyidenin şöyle ya da böyle oluşunu da. Hatta Sevr’in yeni versiyonlarının memleket üstüne yeniden servis edilmesini bile. İç içe girmiş zararlardan örülü sebepler zinciri, olup bitenleri kâbusa dönüştürüyor.

Medya unsurları, toplumu etkilemedeki başarılarını kutlayabilirler. Güvenilir diye bilinen kanallarda bile enkırmenlerin okuduğu ilk üç haber, editörlerinin önlerine koyduğu nerede kimin telef olduğu bilgisi iken, on beş dakika sonra süslü kırıtkanların kiminle yakalandığı mâlumatı yayına giriyor. İktisadi gelir kıtlığından umumunun morali bozuk olan seyirci, farkına varmasa da ciddi bir aşağılık kompleksini içinde depo ederek, kendi halinde bir proleter enerjiyi Polat Alemdar’a da dayamak suretiyle tehlikeli hayaller kuruyor. Yahut evden kaçma zamanının gelip geçmekte olduğu düşüncesi, genç yürekleri zorluyor. Zira söz konusu medya sunumlarının izleyicilerinden harekete geçmeye hazır olanları, cehaletlerinin farkında olmayan kitleler. Maneviyatına darbe vurulmuş, kendisi de vurmaktan geri durmamış yığınların potansiyel öfkesinin, bütün bunlarla birleşerek başka seri zararlara yol açmayacağının garantisi yok.

Laf üretmekle bir yere varılmıyor. Önerimiz şu: İş bilirlikleriyle övünen memleket âşığı kim varsa, kim kendini böyle tanımlıyorsa, kim zararın izalesi hakkında yapılması gerekeni yapacağının iddiasındaysa, her kim istikbalin vehameti konusunda endişe içindeyse, üzerine düşeni yapmalıdır. Eşya, doğası gereği boşluğa razı olmuyor. Yanlışa eğilimi olan Kabil kadar, doğruyu hayat felsefesi bilip gereğini yapacak Hâbiller de şuracıkta yanı başımızdalar.

Anneler, babalar, hukukçular, eğitimciler, güvenlikçiler, ticaret erbabı, işçiler, memurlar, köylüler, şehirliler, hocalar, hacılar, paltolular, mantolular, her neyse rolünüz haydi göreve. Hemen şimdi. Kötülüğe engel olma yolunda bir şeyler yapın.
27 Ekim 2006

~ tarafından Hayata Dair Notlar 25/12/2006.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: