Şeyh Sadreddin Konevî ve “MEBKAM”

 konevi21.JPG

Sivil toplum kuruluşları, “meselesi olanlar” tarafından kurulur ve kurucularının planlarına göre çalışırlar. Dernekler, meslek kuruluşları, sendikalar, sanayici ve işadamları dernekleri, vakıflar ve diğerleri toplumun sesi soluğu olurlar. Bunların sayısal artışı aynı zamanda bu tür örgütlenmelere katılanların sayısının da artması anlamına geldiğinden, ne yaptığının bilincinde olan bir toplum adına önemlidir.
İşte bu sivil örgütlenmelerden biri de geçtiğimiz ay Meram Belediye Meclisi tarafından kurulan Meram Belediyesi Konevi Araştırmalar Merkezi. Kısa adıyla “MEBKAM”. Merkezin faaliyet yeri, Meram Belediyesi Konevî Kültür Merkezi.
Duyumlarımıza göre, yönetim kurulu belediye meclisi tarafından oluşturulan Mebkam, danışma kurulu çalışmalarını tamamlamak üzereymiş. Amaç, Sadreddin Konevi’nin şahsiyet, fikir ve eserlerinin tanıtılmasını sağlamak. Yönetim kurulu, neler yapılabileceği konusunda toplantılar tertiplemiş. Şüphesiz, heyecanla başlatılan işlerin heyecanla sürdürülmesi, örgütlenmelerin de varlıklarını sürdürme sebebidir. Mebkam’ın ne tür faaliyet içinde olacağını henüz bilmiyor ve bu konuda yetkililer bir açıklama yapacaklardır diye düşünüyoruz. Bu oluşumun Meram ve Konya için hayırlar getirmesini umuyor, Konya’yı 2007 yılında bütün dünya, sadece Hz. Mevlana ile değil diğer değerleriyle de tanısın istiyoruz. Kırk yılda gelmeyen şu fırsatın Konya’nın ilmi, ticari, tarihi ve turizm bakımdan çok iyi değerlendirmesini yürekten arzu ediyoruz.
Konyalılar olarak kim olduğu hakkında yeterince bilgimiz bulunmayan Sadreddin Konevî (Malatya 1210?-Konya 1274) hakkında birkaç not düşelim. Sadrettin Konevî aslen Malatyalı olup, Konya’ya yerleşmiş, zamanın tanınmış bilginlerinden. Muhiddin İbnul Arabi’den tahsil ve terbiye görmüş, Konya’daki hanikâhında hadis ilimleri okutulmuş. Hz. Mevlâna’ya derin bir sevgi ile bağlanmış.
Konya Felsefe Okulu’nun (İbnul Arabî ile birlikte) kurucusu olduğu düşünülen Sadreddin Konevî; büyük dostu Maceddin İshak’ın vefatı üzerine onun dul karısı ile evlenen İbnul Arabî’nin üvey oğlu. Konya Felsefe Okulu’nun en temel öğretisi, İbnul Arabi’nin varlık öğretisidir. İbnul Arabi, İspanya’da doğmuş ve Konya’ya yaklaşık 1202-1203 tarihlerinde gelmiş. Sadrettin Konevi de, İbnul Arabi’ye intisap edip ondan ders almış. İbnul Arabi’nin Konya’da 4 yıl kadar kaldığı tahmin ediliyor. Meşhur rivayete göre, Hz. Mevlâna’nin cenaze namazını vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktır. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna’yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayılır. Bunun üzerine Mevlâna’nın cenaze namazını Kadı Siraceddin kıldırır. İslam’da kırk hadis denilince akla ilk gelen eser, Sadrettin Konevî tarafından ilahi bir ilham ile seçilip derlenmiş olan “Hadis-i Erbain”, yani kırk hadistir. Bu kitap, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında elle çoğaltılarak İslam âleminde meşhur olmuştur.
Düşünülmüş olabilir belki; Sadreddin Konevî’nin doğum tarihi kesin olarak 1210 ise, 2010 yılında doğumunun 800. yılı etkinlikleri yapılabilir şeklinde acizane bir teklif duyurmuş olalım.
***
Kulağımıza gelen diğer bir husus da, İstasyon’un karşısına düşen üç katlı metruk ve tarihi binanın, Meram Belediyesi tarafından satın alınacağı yönünde. Bendeniz fakir, İstasyonu Tapu Kadastro’ya ulaştıran yoldan geçerken muhakkak bu binaya içim burkularak bakar ve hayalen derhal restorasyonunu tamamlayarak hizmete açarım. Binanın belediyeye geçmesi halinde, yani böyle bir şey var ise, restore edilmesi, bir araştırma merkezi, kütüphane, misafirhane, otel veya şık bir lokanta yahut hepsinin bir araya geldiği bir merkez haline getirilmesi uygun olur kanaatindeyim. Üstelik burası Konya’da görmeye alışık olmadığımız bir mimariye sahip. Çok da bakımsız, perişan duruyor.
Başkan Refik Tuzcuoğlu şayet böyle hayırlı bir sahiplenmeye vesile olursa, hazır bu konuyu açmışken ilk tebrik eden biz oluruz. Şayet böyle bir husus yoksa, burayı girişimcilerin değerlendirmesi isabetli olacaktır. Duyurulur.

~ tarafından Hayata Dair Notlar 25/12/2006.

7 Yanıt to “Şeyh Sadreddin Konevî ve “MEBKAM””

  1. bu tür faaliyetlerin olması,kültürümüzün mihenk taşları sayılabilecek zatların milletimize tanıttırılması;güzel bir başlangıç olur şüphesiz.

  2. merhaba ben kocaeliden hanife;
    öncelikle MEBKAM’ a çok teşekkür etmek istiyorum. Sadrettin konevi gibi bir şahsiyetin açığa çıkmasını sağlıyacakları için çok büyük bir ilim adamı olmasına rağmen sade olan kabrinden dolayı insanlarımızın bu şahsiyeti fazlaca hatırlamamaları beni üzmekteydi.sadece dikkat çektiğim bir şeyi affınıza sığınarak düzeltmek istedim şeyhül ekberin(ibn arabi)konyaya 1202-1203 tarihlerinde geldiğini yazılı kaynaklardan biliyoruz sadrettin konevi hazretlerininde 1210 yılında doğduğunu bildiğimize göre bu tarihlerde sadrettin konevi henüz doğmamıştır.Dolayısıyla yetim kalması ve dul annesiyle İbn Arabi’nin evlenmesi mümkün değildir. affınıza sığınarak bende okuduklarımı yazmak istedim gayem böyle büyük bir zatın hakkıyla tanınması bilmediğimbirşey varsa bende bilmekisterim cvp yazarsanız sevinirim katkım olursa ne mutlu bana ben kocaeliden sadece sadrettin konevi hazretlerini ziyaret etmek için konyaya gitmiştim benimiçin çok önemli bir zat teşekkür ederim saygılar

  3. İlgi ve dikkatinize teşekkür ederim. Kaynakların çoğunda aynı bilgiler var. İbn Arabî’nin Konya’ya ilk geliş tarihi ile Sadreddin Konevî’nin doğum tarihlerine bakarak haklısınız derim. Fakat İbn Arabî’nin Bağdad ve Halep’de bir süre dolaştıktan sonra 612/1215 de tekrar Konya’ya geldiğini göz önüne alırsak, bu konudaki problemi çözmüş oluruz.

  4. yazımı dikkate alıp cevap vermeniz beni çok sevindirdi;yazılı kaynaklardaki tarihlerden dolayı kafaların karışması büyük olasılık ,yapmış olduğunuz güzel hizmet karşısında size müteşekkirim konyadaki bu tarz faaliyetlerden sadece internet aracılığıyla haberim olabiliyor bazen geç haber alabiliyorum hotmail adresim yazılı dikkate alıp faaliyetlerden haberim olursa bulunmak faydalanmak isterim tekrar sizleri tebrik ediyorum

  5. sizlere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Konevi hz.leri ile ilgili yaptığınız çalışmalarınızdan haberdar olabilirsek seviniriz

  6. Öncelikle belediyeleriyle övünen Konya’da Meram Belediyesinin bu tip bir faaliyet içinde olması gerçek manada gurur verici. Müslümanın mezarının gösterişli olmaması gerektiğine dair bugüne kadar hem kaynaklardan hemde büyüklerimizden çok şeyler duyduk onun için sade bir kabir diyen ustamın burada kelime hatası yaptıgına inanıyorum. Hazreti Pir Mevlana Celalettin Rûmi efendimizin manevi şahsiyetine yeteri kadar önem verilmeyen Konyamızda umarım bu türlü faaliyetler değerlere gereken önemin verilmeye baslamasında ciddi bir adım olacaktır.Emeği gecen herkesten ALLAH razı olsun şimdiden.

  7. selamın aleyküm yazılanları ve yorumları okudum kardeşlerim ama üzüerek söylüyorum yanlış ve eksik bilgiler konevi mevlananın ögrencisi degil birincisi mevlana konevinin talebesidir zira muhiddini arabi bir melami şeyhidir konevi konyadaki ilk talebesidir mevlevilik melamilikten gelir mevla evidemektir melami kendini kınayan yokluk ehli anlamına gelir bunlar kitaplarda acık acıga yazılmaz arabiden ögrendigi melameti ilmiyeyi konevi mevlanaya enjekte etmiştir selamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: