İKBAL GÜRPINAR İLE…

 ikbalpv2.jpg

Gündemimiz umumiyetle “ciddi işler ve gündemler”i yazmak yahut yorumlamak olsa da burada, klavyeyi bu defa rolantiye alacağım.

Henüz, eskilerin deyimiyle “efradını câm’i ağyarını mâni bir tanımı olmasa da şiir, hayatın kalbine, hayatımızın en hassas yerlerine dokunası vuruşunu, icadından bugüne sürdürüyor. Delikanlılık dönemimizde Necip Fazıl, İsmet Özel, şiire aklımız ermeye başladıkta sonra da Nazım Hikmet, şiirden yana hatırımızı sordu. Şiir, kendisi hakkında konuşmaları reddettiğinden hep, kelimenin söze dönüşü, oradan da aklı geçerek ruhumuza tesir edişi ile büyülü dünyaların kapılarını aralıyor. Sonra şiir derin anlamlara bürünüp, fonda merhametimizi azdıran bir keman yahut piyano sesiyle içimize akarak maden ruhumuzu ya incitiyor ya da düşündürüyor hayat hakkında. Acaba burada, hiç de düşünmediğim halde, şiir için ille de bir “nedir” sorusuna cevap aramaya mı zorlanıyorum?

Bu akşam (29 Eylül Cuma) İkbal Gürpınar şiir dinletisiyle konuğumuzdu. 1969 Kırıkkale doğumlu. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İş İdaresi Bölümü’nde 1 yıl okumuş. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü1994 mezunu. Televizyon sunuculuğuna TRT’de 25. Saat adlı programla başlamış. 1995-1997 arası çeşitli kozmetik firmalarında organizasyon yöneticiliği, halkla ilişkiler ve francihising müdireliği, 1997’de özel bir hastanenin halkla ilişkiler müdireliği yapmış. 2001 yılında tam da yurt dışına yerleşme kararı almışken, Samanyolu Televizyonundan gelen teklifle önce iki sonra da bu kanaldaki 3. programı olan “Kimse yok mu” ve eş zamanlı olarak TRT’de “Gün Başlıyor” aslı programları sunmuş. Şimdi yeniden Samanyolu Tv’de sabah programı sunuyor ve Bugün Gazetesi’nde yazarlık yapıyor. 3 kitap ve 3 şiir albümüne imza atmış. Benim Hala Umudum Var, İçimden Geldiği Gibi ve Günaydın Gece adlı kitapları, üç de şiir albümü var. Sürüyle rahatsızlığı olmasına rağmen bunları müthiş mücadele gücü ile adeta unuttuğunu söylüyor.

Sun Tv’nin canlı yayınında sevecen tavırlarıyla sahneden konuklara akan duygulu anlar, hoş bir sada bıraktı. Can Yücel’e ait bir şiirle başlattığı programı kusursuz sunumuyla devam etti.

İkbal Hanım, ortaokul tahsilini İmam Hatip Lisesi’nin orta kısmında yapmış. İki de ilahi okudu. Albümlerinden sesinin güzelliğini biliyorum ama güzel ilahi okuduğuna burada şahit oldum. Üzerindeki kaftanı andıran kıyafetini umre ziyaretinde Mekke’den aldığından söz etti.

Kültür Merkezi’nin dolup taştığı ve özellikle de hanımların rağbet ettiği programda herkesin nasibine mesajlar bıraktı. Hanımların kendilerini ve ailelerini ihmal etmemesi gerektiğini, “seni seviyorum” demelerini tavsiye etti. Belediye Başkanı Tuzcuoğlu’nu mikrofona davet edip eşine en son ne zaman seni seviyorum dediğini sordu. Sahnede bu davetle şok geçiren Tuzcuoğlu, politik bir cevap verince, salon girişinde programı izleyen eşini çağırdı bu defa. İstediği cevabı da aldı tabii ki.

Şiir aralarında, Kimse Yok mu programını yaparken yaşadığı ilginç ve ibretli olaylardan bahsetti. Mehmet Çetin, Serhat Nalbantoğlu, Serdar Erkul, Yaşar Nabi Nayır ve Ümit Yaşar şiirlerinden okudu.

Kendi adıma “bir hoş” olduğumu söylemeden geçemem. Yüreğine sağlık İkbal Gürpınar.

30 Eylül 2006

~ tarafından Hayata Dair Notlar 25/12/2006.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: