Fransa Hakkında 30 Tecrübe

 fransa.gif

Biliyorsunuz Fransa, mevzuu ülkemiz olunca her zaman haddini aşan tavırlar sergiliyor. Fransa hakkında internette bir gezinti yaptım. http://sozluk.sourtimes.org sitesine düşülmüş notları paylaşayım.
Çoğu Fransa tecrübesi yaşadığı belli olan canım memleketimin insanı, bakın ne isabetli, ne yerinde tespitler yapmış Fransa hakkında: (Yorum yapmıyorum).

Orda Türk olduğumuza inanmıyorlardı, Türk dediin bolca esmer olur kardeşim vs. biz de pek uyuz oluyoduk doğrusu.

Gereksiz ve mal ötesi insanların yaşadığı bir ülke.

Anormal yüksek vergi oranlarının olduğu ülke.

2002 dünya kupasının ilk golünü yiyen ülke.

Gündüz Fransızlara, gece Araplara ait olan, belaya bulaşmanın çok kolay olduğu ülke. Yolda yürürken sataşan Araplara selamun aleykum, ene turk ene ahmet mehmet hasan şeklinde yaklaşarak hem cepteki parayı hem de façayı kurtarmak mümkün fakat kesin değil.

Öğrenci olarak gittiğinizde, size oturma izni vermek için ev adresi isteyen ama oturma izni olmayanlara da ev kiralamayan dallamaların ülkesi

Kayıt sırasında pek çok okulun ne visa card ne nakit kabul etmeyip çek diye tutturduğu, oturma izni için siyah beyaz fotoğraf isteyen ilginç insanların ülkesi.

1500’lü yıllardan itibaren hesaplandığında, dünyada en çok savaşan insanlar Fransız’dır.

Şu an için cep telefonlarına yurtdışından mesaj alınamayan ülke.

Fransızca harici başka bir dil bilse de konuşmayan insanların ülkesi

Peynir konusunda dünya şampiyonluğu olan ülke. Yaklaşık 600 çesit.

Milletçe yalakalıkta hep birinci sıraya koyduğumuz ve her zaman dostlukla ve hayran olarak ilişkilerimizi sürdürdüğümüz bir ülke olmasına rağmen, Türkleri hiç iplemeyen, bize hiç değer vermeyen, ermeni soykırımı iddiasını en önce kabul etmiş kınanası devlet.

Milli simgesi horoz olan devlettir ayrıca. Hatta kendilerinin kuzey Afrika’da yıllarca yaşattıklarını görmezden gelip, ermeni soykırımı palavrasıyla Türkiye’ye etmediğini bırakmadıkları için bir laf bulmuştu Fransız bi yazar: “kendi ayakları b.k içinde olduğu halde kabara kabara gururla yürüyen tek hayvan horozdur” diye. Ayrıca yakın zamanda Almanya ile birleşeceği söylenen ülke.

Köy-devlet.

Abi elime kıymık battı. Hadee grevv yapalım.

Geçen yaz sıcak hava yüzünden 15000 insanın öldüğü ülke. Pek bir dayanıksız insanlarmış Fransızlar.

Ulaşımın hızlı trenlerle sağlandığı pek büyük olmayan bir ülkedir. Tren garları yerlere serilmiş bitli punklarla doludur. Yoldan gecen birine Fransızca yol sorduğunuzda, yabancı olduğunuzu anlayıp İngilizce tarif eder. Arabalar ne olursa olsun yayaya yol verirler. Metroları eskidir ve karmakarışıktır.

Sırf i.elik olsun turistlerle eşekler gibi konuşabildikleri İngilizceleri ile konuşmayan, “madem bizim memlekettesin Fransızca konuş” diyen insanların ülkesi. 2012 olimpiyatlarını alamadığı için kıskançlığından çatlayan ülke.

Almanca ders kitaplarındaki Türkler üzerine olan makalelerini bile pis kıyafetli dönerci fotoğrafı ile süsleyen bir devlet.

Halkı hakkında birkaç örneğe dayanarak kati karar vermenin çok ama çok zor olduğu bir ülkedir. Eğitimsiz Fransızlarla Fransızcayı iyi bilseniz bile anlaşmak veya onlardan anlayış beklemek pek kolay değildir. Hatta bazı Fransızların Amerikalıları aratacak derecede odun olduğuna veya pratik zeka eksikliği çektiklerine tanık olunmuştur. Bu açıdan Türk olmaktan gurur duymamak elde değildir.

Yılda 90 kadının sevgilisi, eşi vs tarafından dövülerek öldürüldüğü ülkedir. Dayak yiyen kadın sayısı bilinmemekte, ikiyüzlülük ne demek çok iyi bilinmektedir.

Avrupa’nın bir köyü.

Kuzey Afrika kökenli vatandaşların çok yakında ülke nüfusunun % 50 civarını oluşturacağı ülke.

Ülkelerinde göçmenlerin de yaşadığını sadece uluslararası futbol müsabakaları için ekip kurulacağı zaman hatırlayan ülke.

Pembe tuvalet kâğıtlarının ve tavuk büyüklüğünde güvercinlerin memleketi.

Fransızlar aslında özeleştiriyi seven bir millettir. Dallama sürücü gördüklerinde “bak, Marsilyalı gibi araba kullanıyor” derler. Bir tek Marsilya’da “adama bak, Türk gibi sürüyor” denir.

Ortaçağda atalarımızın “hela”yı kullandıkları dönemde herhangi bir yere büyük hacetlerini görebilen, özellikle saray efradı arasında “hangisi krallık b.ku” sorusuna gerek kalmasın diye kralınkine de “tüy diken” ileri medeniyet seviyesi toplum.

Halka açık alanlarda gözünüzün içine baka baka burunlarını büyük bir iştahla karıştırmaktan hiç mi hiç çekinmeyen bir ulus varsa bu kesinlikle Fransız’dır.

%60 aptallık oranının evrensel bir sabit olduğunu kanıtlayan millet.

Ezkaza ermeni soykırımı diye bir şeyin olmadığını söylerseniz, akabinde adam gibi bir tartışmaya başlamak isterseniz, sizi güzel Fransız hapishanelerinde 5 yıl misafir eden bir grup insandır. dahası da var!: bu 5 senelik misafirlik karşılığında sizden sadece ve sadece 45000 € alırlar. Günlüğü 25 €’ya falan geliyor, sudan ucuz!

8 Ekim 2006

~ tarafından Hayata Dair Notlar 25/12/2006.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: