Sizlerle Gurur Duyuyorum

gurur1.jpg

İnternetin bugünkü gazete sayfaları arasında gezinirken haberlerden biri dikkatimi celbetti.
Türkiye’nin kendisiyle gurur duyan ülkeler arasında ikinci olduğu ortaya çıkmış. %90’lık oranla ordusuyla en çok gurur duyan ülke bizmişiz. Ülkemizle en çok gurur duyanların %82.4’ü ilköğretim mezunuymuş.
Estima şirketi, 27 ilde 1505 kişi ile görüşmüş. Oluşturulan 16 kişilik ekip, telefon üzerinden rastgele seçilen numaraları arayıp anket uygulamış. Ulusal gururlanma eğiliminde Venezuela ilk sırada iken, bizi ABD takip ediyormuş. Dünyanın en güçlü ordusuna sahip ABD’de bu oran yüzde 73.5, İsrail’de ise yüzde 54.3.
Demokrasiyle gurur duyanlarımız da yüzde 37.5’lik oranla ABD’yi geçmiş (Ne acayip bir milletiz). Amerikalıların oranı yüzde 32. Bilim ve teknoloji alanında da sürpriz biçimde gururlu millet çıkmışız. Bu alanda ABD, İsrail ve Avustralya’nın ardından 4’üncü olarak teknoloji devi Japonya’yı bile geride bırakmışız. Japonların ancak yüzde 39.1’i bu konuda ülkeleriyle gurur duyuyorlarmış.
Araştırmanın en çarpıcı tarafı ise, Eğitim düzeyi arttıkça “gururlanma” oranının azalması. Yorum sizin artık.

Oysa haberi okumadan birkaç saat evvel, yeğenimiz Esad’ı askere uğurlamaya gitmiş ve “gururlanma” oranımı ikiye katlayıp eve dönmüştüm. Binlerce insanı aynı duygu ve düşüncelerle otobüs terminalinde görmek, anketten çıkan sonuçlardan askerle ilgili olanını kendi adıma söylüyorum hiç de azaltmadı. Elli peronluk terminalin izdihamı, delikanlıların biraz daha yenilenmiş uğurlama sloganları, annelerin bacıların gözyaşları, eş dost ve akrabanın dudak ısırmaları ve bizim Esad’ın 20 yaşına kadar yaşadığı en büyük heyecan görülmeye değerdi. Bu konuda gururlanmaya devam etmemde hiçbir sakınca yok.
Diğer sonuçlarda ise, gururlanma oranını sürekli aşağılarda tutan biri olarak gocunmuyorum.
Ankete katılanlara “siz hiç yanlışlarınızla gurur duydunuz mu” kabilinden de soru yöneltilseydi keşke. Köşelerin nasıl sinsice dönüldüğünü, sınavda çekilen kopyalardan mülhem böbürlenmeleri, işe geç gelindiği halde amire görünmeden nasıl masa ve tezgah arkalarına geçildiğini, trafik ihlallerinin polise yakalanmadan nasıl atlatıldığını söyleyen yurdum insanı da çıkardı muhakkak.
Buraya kadar her şey tamam da, aklımın ermediği şey teknoloji alanındaki gururlanmamız. Acaba bu oranı, oğlunun oyuncak arabasının “yalama olmuş” sağ ön tekerini maharetle tamir eden babalar mı yükseltiyor?
26/08/2006

~ tarafından Hayata Dair Notlar 23/12/2006.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: